Sait * GFB | En İyi Gelişmiş Taraftar Portalı
  GFB NEDİR, KİMDİR ?
 

 

GENÇ FENERBAHÇELİLER !
ÖZELLİKLE 2000 yılından itibaren Türkiye'deki futbolun gelişimiyle birlikte taraftar grupları da kurumsallaşmaya başladılar. Genç Fenerbahçeliler'in dernekleşmesi de bu tarihlere rastladı. Ancak Genç Fenerbahçeliler'in grup olarak tribünlerdeki örgütlenmesi, 80'li yılların ilk dönemlerine rastlamaktadır. O tarihlerde üç büyüklerin taraftarları, örgün bir örgütlenme yerine genelde tribünlerde tezahüratlar, marşlar ve pankartlar konusunda yapılacaklar için buluşuyorlardı. 90'lı yılların sonlarına kadar bu şekilde işleyen süreç, kulüplerin de kurumsallaşmasıyla paralel bir şekilde değişti. 2000 yılından itibaren Galatasaray'da ultrAslan, Beşiktaş'ta Çarşı, F.Bahçe'de de Genç Fenerliler, Kill For You ve UNİFEB gibi gruplar tribünlerde hakimiyet kurmaya başladılar. Fenerbahçeli taraftarlar, örgütlenme konusunda da ezeli rakiplerinden bir adım önde yer almayı başardılar. Çünkü Sarı- Lacivertli taraftarlar, fenerlist.com'da başlayan internet haberleşmesini daha sonra antu.com'la doruğa taşıdılar. antu.com dünyanın en büyük taraftar sitelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Dönelim tekrar Genç Fenerbahçeliler'in kuruluş öyküsüne... Bu konuda sözü grubun lideri Sefa'ya bırakalım: "90'lı yılların sonuna doğru kamuoyunda 'tribün terörü' adı altında oluşturulan gündemde yazılı ve görsel basında tribünlere yönelik acımasız eleştiriler özellikle Fenerbahçe tribünlerini aşırı derecede rahatsız etmişti. Bizler de bu imajı yıkmak için 'Genç Fenerbahçeliler' adı altında bir dernek kurmaya karar verdik." Üniversite ve liselerde okuyan gençler tarafından yaratılan Genç Fenerbahçeliler oluşumu, özellikle Avrupa ülkelerindeki teşkilatlanmasıyla oldukça dikkat çekici bir performans sergilemektedir.



Truva atı İnönü'de

FUTBOL Federasyonu, 2005'te derbilere rakip taraftar almamaya karar verdi. 150 Genç Fenerbahçeli, İnönü Stadı'na Beşiktaş formasıyla girdi. Hem tribünlerin motivasyonunu kırdı. Hem de cesaretleriyle yeni bir dönem başlattı.

İnönü'ye Truva Atı

2005-2006 sezonunun ilk yarısında 'derbilere rakip taraftar alınmaması uygulamasını' tarihe geçen bir operasyonla delen Genç Fenerliler, 150 kişiyle geldikleri İnönü Stadı'nı dolduran 35 bin Beşiktaş taraftarının motivasyonunu yerle bir ederken, cesaretleriyle taraftarlıkta yeni bir dönem başlattılar..

Dünya futbolunda kulüplerin tarihiyle taraftarlığın tarihi paralel bir şekilde ilerlemiştir. Özellikle 3 büyüklere gönül vermiş taraftarların 2000'li yıllardan itibaren dernekleşerek sürdürdükleri mücadelede ilginç kilometre taşları mevcuttur. Beşiktaşlı taraftarların Ortega için Kadıköy'e soktukları pankart, bunlardan biridir. Ancak bu olayların belki de en ilginç olanlarından birine 2005-2006 sezonunda Genç Fenerbahçeliler imza attı. Bir sezon önce maçlara deplasman takımlarından taraftar gitmesi yönünde alınan karar, sezonun ilk derbisi olan Beşiktaş-Fenerbahçe maçından önce İl Spor Güvenlik Kurulu askıya alındı. Genç Fenerbahçeliler, "haksız" buldukları bu uygulamadan intikamlarını almak ve yasağı delmek için hazırlıklara başladılar ve çok zeki bir planla düğmeye bastılar. Yasağın delinmesi için ilk yapılacak hamle, 18 Eylül 2005'te oynanacak karşılaşmanın biletlerinin internet üzerinden toplanmasıydı. Grubun "Reis" lakaplı lideri Sefa'nın direktifiyle İnönü'deki derbinin 150 bileti Genç Fenerbahçeliler tarafından satın alındı. Bu operasyon için grubun forumlarında yapılan yazışmalardan sonra Beşiktaş'ta başta Çarşı Grubu olmak üzere gelişmelerden haberdar olmuş ve Genç Fenerbahçeliler'i İnönü'ye sokmayacaklarına yönelik tehditlerde de bulunmaya başlamışlardı. Genç Fenerbahçeliler'in yapacağı hamlenin niteliği de belliydi. Plan, futbolda ilk kez denenen bir "TRUVA ATI" modeliydi. Fenerbahçeli taraftarlar, İnönü Stadı'na üzerlerinde Beşiktaş ürünleriyle gelip içeriye girecekler, maç başladıktan sonra da "gerçek kimliklerini" ortaya koyacaklardı. Ve beklenen gün geldi çattı. Sarı-Lacivertliler için kağıt üzerindeki plan, pratiğe de eksiksiz bir şekilde yansımıştı. 150 Genç Fenerli, İnönü'nün eski açık tribününe üzerlerindeki Siyah-Beyaz formalarla girmiş ve Beşiktaş lehine tezahüratlarda da bulunarak "renklerini" belli etmemişlerdi. Ancak ne olduysa Fırat Aydınus'un başlama düdüğüyle birlikte oldu. Kanarya'nın "Truva atıyla" stada giren taraftarlar üzerlerindeki formaları çıkararak birden bire gerçek sarı-lacivertte bürünmüşlerdi. Taraftarlar, "takiyyeyi" de bırakıp gönüllerindeki takımın lehine tezüharata başlamışlardı. Bu tablo, stadın yüzde 99'una hakim Beşiktaşlılar'ı çıldırtmaya yetmişti. Bütün konsantrasyonları bozulan Siyah-Beyazlı tribünler, bir yandan Vali Muammer Güler'i, bir yandan İstanbul Emniyeti'ni, bir yandan da Fenerbahçe'yi hedef alarak bağırıyorlardı. İnönü'den yükselen tepkiler üzerine harekete geçen güvenlik güçleri çözümü Fenerbahçeli taraftarları stat dışına atmakta buldular. Her derbi öncesinde yapılan toplantıda "bireysel olarak stada gelecek taraftarlara karışmayacaklarının" ısrarla altını çizen Emniyet'in, aynı yolla İnönü'ye gelen Genç Fenerliler'i stattan atması, otoritelerce de uzun süre protesto edilmişti. Ancak her şeye karşın 150 Fenerli'nin İnönü'yü "içten fethetmesi", bugün bile internette en çok tartışması yapılan konulardan biri olmaya devam ediyor.



Gazeteci gözüyle

Fenerbahçe uğruna canlarını bile verirler.

GFB Grubu yıllardır Fenerbahçe'yi Kadıköy'de ve deplasmanlarda bıkmadan usanmadan destekleyen bir grup. Avrupa'da olsun, Türkiye'de olsun, nerede olursa olsun Trabzon, Van, Adana, İzmir, Ankara, Samsun farketmez her yere Sarı- Lacivertli sevdayla koşturan gençlerden kuruludur GFB. Bu uğurda gencecik bedenlerin can verdiklerine de çok şahit oldum. Tekrar hepsine Allah'tan rahmet dileyelim... Mekanları cennet olsun... Bu çocukların adı taraftar grupları içersinde "F.Bahçe Şehitleri" olarak anılmaktadır. Tribünlerin itici gücü oldukları bir gerçek. Son zamanlarda kulüple yaşanan bir polemik var. Bu herkesi üzmekte. Umarım bir an önce tatlıya bağlanacak bir poblemdir. Çünkü Fenerbahçe'nin böyle taraftarlara, taraftarların da Fenerbahçe'ye ihtiyacı olduğunu söylemeye herhalde gerek yok. Kuvvetli, birbirine bağlı, liderleri Sefa'yı çok seven "Gençler", Şükrü Saracoğlu'nda Migros Tribünü'nde buluşurken, deplasmanlara da aynı otobüslerle Salı Pazarı'ndan hareket ederler. Benim kulüple olan problemle çok fazla bilgim yok. Ama bir sorun olduğu da kesin. İsteğim bu sorunun bir an önce çözülmesi. Çünkü Fenerbahçe'nin 100. Yılı'nda karşısında kurulan tezgahlara ve ittifaklara karşı birlik ve beraberlik durumunda olma zorunluluğu vardır.

SELÇUK YULA



Bir Genç Fenerli'nin anısı

Abdi İpekçi'de muhteşem gün.

EKİM'in 13. günü Abdi İpekçi'ye Beşiktaş derbisinde takımımızı desteklemek için gittik.. Salon önünde Raif ve Ahmet arkadaşımız bizleri bekliyordu.. Kendilerine ulaşmamız biraz vakit alsa da içeri erken girerek açığı kapattık. Salona girmemiz ise de ayrı bir eğlenceydi. İçeri girince "İnleyen nameler ruhumu sardı..." Coşkulu kalabalığın arasına katılarak kendimizi kaybettik , adeta coştuk.. İlk başları çekişmeli geçen maçı ikinci periyottan itibaren lehimize çevirdik. Gittikçe açılan farkı "pınarbaşı" ve "hindi baba" ile kutladık.. Ve Beşiktaş'ı ezdik ve bunun mutluluğuyla birlikte evimize döndük.. Biz her gol yediğimizde "Her zaman her yerde en büyük Fener" demeyi sevdik.. Bz her galibiyette "Şen ola Fener, şen ola" demeyi sevdik.. Biz her mağlubiyette "Yenilsen de yensen de taraftarın senle, üzüntünle, sevincinle seninle birlikte" demeyi sevdik..Bizler umutların kırıldığı anda "Bizler inandık sizde inanın. Bizim için bu maçı alın" demeyi sevdik.. Biz her şampiyonlukta "Oley, oley, oley, oley şampiyon FENER" demeyi sevdik.. Biz "Sarı-Lacivert-Şampiyon- Fener" coşkusunu sevdik..
"NE GÜZEL ŞEY SENİ SEVMEK... NE GÜZEL ŞEY GENÇ FENERBAHÇELİYİM DEMEK!"

MERVE DEMİR




Bizi İzliyorlar

ultrAslan Grubu GençFB hakkında ne düşünüyor?.

Genç Fenerbahçeliler, Fenerbahçe tribünlerini her bakımdan yönlendirmektedirler. Nasıl kulüpler sahada rakiplerse, tribünlerde de aynı rekabetin sürmesi gerekmektedir yoksa futbolun bir anlamı ve güzelliği kalmaz. Yurtiçinde ve yurtdışında vardır; yeni atılımlar yapmaktadırlar. Ama işin doğrusu bu konuda bizi takip etmektedirler. Çünkü ultrAslan bir dünya markasıdır. Bizler her ne kadar rakipsek de, tüm taraftar grupları kulüplerimizin başarısı için mücadele etmekteyiz. ultrAslanlar olarak "taraftarlık" kavramı bizler için çok önemlidir; o yüzden rakip de olsa her taraftar grubuna saygı duyarız. Bu anlamda kendilerine başarılar dileriz.


Tribün ateşi genç FB'den sorulur

Şükrü Saracoğlu Stadı'nın Migros Tribünü'nde konuşlanan Genç Fenerliler, bayrakları, pankartları, tezahüratları ve marşlarıyla aksiyonda sınır tanımıyor..
Taraftar derneklerinin kendi aralarındaki ezeli rekabetin statlardaki seyir zevkini arttırdığını artık herkes kabul ediyor. Geçmişte sadece sözlü tezahüratlarla sınırlı sayıda besteyle takımlarını destekleyen taraftarlar, derneklerin çatısı altında çok daha farklı aksiyonlara imza atmaya başladılar. Fenerbahçe tribünlerinde desteğin çeşitliliği konusunda hiç kuşkusuz en farklı yeri Genç Fenerliler işgal etmekte. Özellikle Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynanan maçlar öncesinde bambaşka bir faaliyet içine giren Genç Fenerliler, hazırladıkları pankartlar, bayraklar ve coşkuyu doruğa çıkaran şarkıları ve marşlarıyla 52 bin kişilik Şükrü Saracoğlu Stadı'nı yönlendiriyorlar. Genç Fenerliler'in stattaki konumu ise şöyle: Geçmişte yeni açık olarak tabir edilen, şu anda Migros olarak bilinen ve hep Kanarya'nın en ateşli taraftarlarının bulunduğu tribünün sağ tarafındaki bölüm Genç Fenerliler'in mekanı. Maçtan önceki hafta hummalı bir faaliyet sonucunda hazırlanan pankartlar, karşılaşmanın oynanacağı gün yönetimin izniyle stada asılıyor. Ellerde taşınacak olan sopalı pankartlar ise taşıyacak olanlar tarafından stada getiriliyor. İşin bu kısmı görsel anlamda da büyük önem taşıyor. Sopalı pankartlar, özellikle İtalya'daki maçlarda çok kullanılan bir unsur. Aynı anda mesajlar ve espriler içeren sopalı pankartların binlerce kişi tarafından açılması, stattaki görüntüyü rakip takımlar için "dehşet" verici bir hale getiriyor. Grubun maçlara hazırlanma sürecinde oldukça hummalı çalışma yaşanıyor. Profesyonel karikatüristlere hazırlatılan esprili pankartlar için uzun süren bir mesai harcanıyor. Pankartlarda her ne kadar takımlarına olan sevgi ifadelerinin yanısıra güncel konulara da gönderme yapılıyor. Bu tür pankartlar, Genç Fenerliler'in, Sarı-Lacivertli kulübe karşı takınılan düşmanca tavrı protesto eden muhalif duruşuna uygun olduğu kadar takımlarına olan sevgi mesajlarını da içeriyor. Fener tribünlerinin 2002 yılındaki seçimlerden önceki siyasi tavrına ise daha sonra değineceğiz.


Genç FB sevenleri sayesinde yaşıyor

GFB'nin "Reis"i Sefa, toparlayıcı tavrıyla grubun tüm üyelerinden büyük saygı görüyor. Sefa, takımın iç saha ve deplasman maçlarına kaçırmamaya özen gösteriyor..

Bir taraftar grubunun hele de dernekleşerek işin güç yanını tercih eden bir topluluğun ayakta kalabilmek için desteğe ihtiyacı olduğu muhakkak. Ancak Fenerbahçe'nin taraftar kitlesinin mensubu olduğu renklere son derece bağlı olması, dernekler için dolayısıyla da Genç Fenerliler için büyük şanstır. Üyeleri arasında ünlü sanatçılar, bürokratlar ve işadamları da bulunan dernek, bu bağlılık sayesinde gelen desteklerle yaşamını sürdürüyor. Özellikle Fenerbahçe'ye gönül vermiş olan üye işadamları, derneğin deplasman organizasyonlarına katkılarını esirgemiyorlar. Bu işadamları, İstanbul dışındaki maçlara otobüslerini vererek de Genç Fenerliler'e lojistik destek sağlamaya çalışıyorlar. Gelelim Genç Fenerbahçeliler'in vizyonuna... Derneğin kendisine belirlediği en önemli hedef "Centilmenlik çerçevesinde Fenerbahçe'yi kayıtsız şartsız desteklemek." Bu konuda Fener'e gönül veren grupları arasında GFB'nin müstesna bir yeri var. Genç Fenerliler'in 100. Yıl Manifestosu da bu gerçek üzerinde yol alıyor. Şükrü Saracoğlu Stadı'nda küfür edilmemesi için diğer taraftar gruplarıyla da diyalog halinde çalışılıyor. Son yıllarda küfre verilen cezalar da bu tavrın oluşmasında etkin rol oynadı. Neredeyse canlarından bile üstün tuttukları F.Bahçe'nin küfür yüzünden ceza almasına gönlü el vermeyen Genç Fenerliler, yeni anlayışlarına diğer taraftar gruplarının da destek olmasını bekliyorlar. Türkiye'nin en popüler taraftar grubu olduklarına inanan Genç Fenerliler'in kapısı sarı-lacivert renklere gönül vermiş herkese açık.



Kadıköy'ün melekleri

Genç Fenerliler'in içinde en "ayrıcalıklı" yere sahip alt grup hiç kuşkusuz bayanlar tarafından oluşturulan GFB Angels... 2003 yılında kurulan grup, bugün itibarıyla 500 civarında üyeye sahip durumda. Üyeleri arasında ağırlık üniversite ve lise öğrencilerinde bulunan Angels'ın çatısı altında iş kadınları, avukatlar, gazeteciler ve yöneticiler de bulunuyor. Grubun hedefleri arasında Türkiye'nin büyük şehirleri ve Fenerbahçeliler'in yoğun olduğu ABD, Almanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerde de örgütlenmek yer alıyor. Angels'ın en büyük eksikliği ise erkekler kadar deplasman organizasyonlarına katılamaması... Grup üyeleri Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki futbol maçlarının dışında özellikle Fenerbahçe'nin bayan takımlarının mücadelelerine katılıyorlar. Kendileri için eşofman, bayrak ve sticker'lar da hazırlatan Angels, sosyal sorumluluk prensibinden hareketle yardım organizasyonlarında da ön sıralarda bulunmaya çalışıyorlar.



Fenerli olmanın farkı işte bu!

1999-00 sezonunda Trabzon'a 20 otobüsle maça gitmiştik. Maç esnasında ve sonrasında büyük olaylar çıkmıştı. Kapılar kilitlenip, acımasızca cop darbeleriyle yıldırılmaya çalışılıyorduk. O an da bizde kendimizi savunmak için karşılık verdik. O anda yaralanan bazı kardeşlerimiz hastaneye kaldırılmıştı. Alay komutanı geldi "Çocuklar siz yola çıkın, biz yaralıları bırakacağız" dedi. Biz de "Hayır. Onlar olmadan çıkmayacağız" diye yanıt verdik. Komutan bizlere "Ya bu ne sevgi? Hastanedeki yaralı arkadaşlarınızın yanındaki refakatçiler de aynı cevabı verdi" dedi. O an da hepimiz duygulandık ve Fenerbahçeli olmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu anladık.

İbrahim Gümüştekin



Tribündeki en önemli güç Genç Fenerliler

İlk önce yönetimin yeşerttiği bir grup olmasına rağmen şimdi bağımsızlıklarını ilan ettiler. Hatta alınan kötü sonuçlara tribünlerden tepki koyunca yönetimin de tepkisiyle karşı karşıya kaldılar. Fakat Fenerbahçe'nin gittiği her yerde onlar var. Bulundukları yeri kimliklerine de yansıtıyorlar. Bunun aşırısı fanatizme neden olabilir ama neyin iyi, neyin kötü olduğunu ayırt edebiliyorlar. Tribünlerdeki çok önemli bir güç Genç Fenerbahçeliler. Milli maçlarda bile ne kadar etkili olduklarını gösterdiler. Şimdi sıra tezahüratlardaki yaratıcılığa geldi. Fenerbahçe'nin sahadaki takımı coşturan ve koşturan yeni tribün şarkılarına ihtiyacı var.



Allah Genç Fenerliler'den razı olsun

Genç Fenerliler'e aramız çok iyi. Allah onlardan razı olsun. Ligin ilk yarısında İstanbul'da oynanan ve bizim 1-0 kazandığımız maçta bize gösterdikleri misafirperverlik unutulmaz. Bizi çok güzel ağırladılar. Biz de aynı muameleyi onlara göstereceğiz. Grup olarak tek dezavantajları Sefa'nın aldığı ceza nedeniyle tribüne girememesi... Bu durum tribünde az da olsa zayıflamasına yol açıyor. Aslında bu konu da tartışılmalı. Binlerce kişinin arasından biri hata yapıyor. O da grubun liderine mal ediliyor.

Selim Kurtulan Teksas Grubu Lideri

Genç Fenerbahçeliler

Avrupa'daki binlerce F.Bahçeli, GFB'yi bağrına basarken, Kanarya'nın geldiği her ülkede fark yaratmaya devam ediyor. Fransız Gerald, Çek Martin ve Victor, grubun şovları sayesinde koyu birer F.Bahçeli oldu


Bu sevda bitmez gönüllerde

Avrupa'daki binlerce F.Bahçeli, GFB'yi bağrına basarken, Kanarya'nın geldiği her ülkede fark yaratmaya devam ediyor. Fransız Gerald, Çek Martin ve Victor, grubun şovları sayesinde koyu birer F.Bahçeli oldu.

Genç Fenerliler'in bünyesinde oluşturulan GFB Europe Grubu, bir taraftar topluluğu veya tribün fedaisi olmanın dışında içinde birçok macerayı barındıran, arkadaşlığın, dostluğun, vefakarlığın ve kardeşliğin en çarpıcı örneğidir. Fenerbahçeliler, yıllarca özenerek bakmıştı Avrupa'daki maçlara ve oralardaki tribün şovlarına. Bu duygular içinde Kapıkule'nin öte yanında da binlerce Fenerli, yepyeni bir oluşumu filizlendirmeye başlamışlardı. Aynı dönemde Türkiye'de de benzer bir adım, İstanbul'da atılıyor ve çığ gibi büyüyordu. Grubun lideri Sefa, grubun adı ise Genç Fenerbahçeliler'di. Adının genç olduğuna bakmayın... Gönlü genç olan herkese açıktı grubun kapıları... Bu büyük oluşum şekillenip Fenerbahçe tribünlerindeki tartışılmaz yerini alırken, Avrupa'da da böyle bir oluşumun resmiyete dökülmesinin ihtiyacı doğuyordu. Avrupa'daki hareketin şekillenmesinde kıtanın her tarafında örgütlenmek isteyen Aziz Yıldırım başkanlığındaki Fenerbahçe Yönetimi'nin yakın desteğini gördü. Avrupa Birliği sürecinin hızlandırdığı Türkler'e bakış açısının değişmesi, gidiş gelişleri ve organizasyonların kolaylaşmasını sağlamıştı. Ve 2002'nin başında Danimarka'da olay resmiyete döküldü. Mustafa Bayrak adındaki genç bir Fenerbahçeli özverili çalışmalarıyla önemli işlere imza attı. Temsilcilikler birçok başarılı organizasyona imza attılar, ancak Avrupa'daki başarısız sonuçlar zaman zaman sıkıntılara da yol açmadı değil. 2005 yılına kadar ağır aksak ilerleyen çalışmalar, temsilcilerin eski heyecanı yeniden yaratma çabalarıyla meyvelerini verdi. Ve aynı yıl temsilcilikler GFB Europe adı altında birleştirildi. Bu dernek artık tüm yurtdışındaki Genç Fenerliler'in yuvası haline gelmiş durumda. Maçları televizyonda izliyorlar, birlikte sevinip birlikte üzülüyorlar. Grubun çalışmaları yabancıların da ilgisini çekiyor. Kayıtlı 3 yabancı üyeleri var. Fransa'da yaşayan ve Fenerbahçe'ye ve taraftarlarına ilk görüşte aşık olan Gerald Imolek ile Çek Cumhuriyeti'nde yaşayan Martin ve Victor, GFB Europe'un yılmaz neferleri konumuna gelmişler. Evet işte böyle bir gerçekten yola çıkıyor Genç Fenerbahçeliler... Takımlarına ne olursa olsun aşık olan, hangi şart altında olursa olsun desteğini esirgemeyen, merhum İslam Çupi abilerinin dediği gibi, "Bizim büyüklüğümüz ne şampiyonluk, ne kupa büyüklüğü, bizim büyüklüğümüzün ismi konamaz" felsefesinden hareketle yağmur çamur demeden Avrupa'da her mekana giden ve takımını ölümü pahasına destekleyen bir taraftar oluşumu. GFB EUROPE oluşumunun İsveç, İngiltere, Hollanda, Danimarka, Fransa, Almanya, Belçika temsilcilikleri ile üyelerine ve Fenerbahçe sevgisini gönlünde yaşatan tüm Kanaryalar'a ulaşıyor. Ayrıca temsilciliklerin olmadığı ülkeler olan Bulgaristan, Arnavutluk, İtalya, Norveç, Avusturya, İsviçre, Moldova, Macaristan'daki üyeleriyle de dünyanın birçok kıtasına bu sevgiyi yayıyor. Bu temsilcilikler hakkında geniş bilgi www.gfb-europe.com sitesinden alınabilir. 14 Şubat'ta Hollanda temsilcisi AZ Alkmaar ile oynanacak olan UEFA Kupası maçında grup, yeni şovlara imza atmak için hummalı bir çalışma içerisine girdi. Bu sefer diğer maçlara nazaran çalışmalarını daha gizli yürüten grup üyeleri Hollanda'da iyi bir tribün şovu ile hem kendi takımlarına, hem de rakip takımın seyircilerine unutulmaz bir 90 dakika yaşatmayı hedefliyor. GENÇ FENERLİLER AVRUPA oluşumunu izlemeye devam edin, farkı göreceksiniz.



Yabancı üyeler İstanbul'da...

Genç Fenerliler'in 3 yabancı üyesi, grubun internet sitesindeki forumlara girdiklerinde en çok konuşulan konunun 2006 yılının Nisan ayında oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisi olduğunu gördüler. Dünyanın en büyük derbisi sayılan karşılaşmayı kaçırmak istemeyen Gerald, Martin ve Victor, bu konudaki isteklerini İstanbul'daki merkeze ilettiler. Talep seve seve kabul edildi ve 3 yabancı üye, İstanbul'a geldi. Gerald, İstanbul'da geçirdiği günleri de şöyle anlatıyor: "Arkadaşlar bana çok yardımcı oldular. Mükemmel bir bir hafta geçirdim. Sefa Reis bizimle yakından ilgilendi. Anladım ki GFB bir aile gibi ve bizi de kardeşleri gibi ağırladılar. Onların bana yaptıklarını asla unutamam."



Gerald Imolek Fenerbahçe ve Genç Fenerliler aşkını anlatıyor

* Ben ve Fenerbahçe
Ben Fransa'da yaşayan 21 yaşında Polonya asıllı Fransız bir gencim. Burada herkes Barcelona, Real Madrid, O. Lyon gibi takımları tutuyorlar... Ben değil. 2 sene önce televizyonda, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Fenerbahçe-Lyon maçını seyrettim. Önceden tanıdığım birkaç futbolcu vardı; Tuncay, Van Hoojdonk, Rüştü ve Alex. Takıma, stada, taraftara aşık oldum. Fenerbahçe'nin ligdeki maç sonuçlarını daha fazla takip etmeye başladım, sonunda gerçek bir Fenerbahçe taraftarı oldum. Bu kulübün bir parçası olmak, desteğimi vermek ve Fenerbahçe'nin renklerini taşımanın bana gurur verdiğini göstermek istiyordum.

* Genç Fenerbahçeliler
İnternette dolaşırken, GFB-Europe hakkında bir yazı buldum ve anında üye olmak ve grup hakkındaki sorularıma yanıt bulmak için GFB-Europe Paris temsilcisi Ali'ye mail yazdım. Bana GFB-Europe'un Fenerbahçe'ye Avrupa'da destek verdiğini ve büyük maçlarda İstanbul'a gitmek için organizasyonlar düzenlediklerini anlattı. Grup hem Avrupa genelinde toplantılar düzenliyor, ürün çıkartıyor, hem de üyelik kartı veriyor. Bunları duyunca üye olmaya karar verdim ve Aralık 2005'te Genç Fenerbahçeliler Europe'a üye oldum.

* Sefa Reis
İstanbul'da Sefa Reis'le, Reis'imizle tanıştım. Onunla tanışmak büyük bir şerefti benim için. O bir efsane, çünkü her zaman ve her yerde Fenerbahçe'ye destek vermek için uğraşıyor. Bana İstanbul'da çok yardımcı oldu ve çok kişiyle tanışmama sebep oldu. Fenerbahçe'nin tribünlerinin lideri ve bu tribünde muhteşem bir atmosfer yaratıyor. Onun sayesinde Fenerbahçe taraftarı Avrupa'nın en iyi taraftarları arasında. Biz kimseyle kıyaslanamayız, tekiz ve Sefa bizim liderimiz, biz onun arkasından yürüyoruz.



GFB'nin isim babası Reis

Grubun adı için 4 alternatif üzerinde duran Sefa, 5 gazeteciyle konuyu tartıştıktan sonra son kararını verdi.

GFB besteleri FENERBAHÇE tribünlerindeki doğan ve hızla büyüyen topluluk için bir isim bulunması gerekiyordu. İsim bulunmasıyla ilgili süreci "Reis" Sefa'nın ağzından dinleyelim: "2001-2002 sezonunun başlangıcında Kalamış'ta bir restoranda ben, gruptan arkadaşım İbrahim, gazeteci arkadaşlarım, şu an TV8 Spor Müdür Yardımcısı olan Ersoy Dicle, LİG TV muhabiri Deniz Türker, uzun yıllar Fenerbahçe muhabirliği yapmış Murat Deveci, Vatan Gazetesi spor yazarı Ferudun Niğdelioğlu ve üst düzey bir televizyon yöneticisi yemek yiyorduk. Konuşma sırasında söz grubun ismine geldi. Ben o sıralar Fransa'ya tribün oluşumlarını incelemek için gidiyordum. PSG ve Marsilya tribünlerindeki gruplardan "Commandos", "Tigris" ve "Bad Boys" gibi gruplardan bahsettim fakat aklımdaki ismin "Genç Fenerbahçeliler" olduğunu söyledim. O an kendi aramızda bir oylama yaptık. Genç Fenerbahçeliler ismi üzerinde uzlaşmıştık. Bunun üzerine şu an atv'de çalışan arkadaşımız Ersin Düzen'i aradık. Onun da fikrimizi onaylamasıyla isim konusunu çözmüş olduk." "Reis" derneğin kuruluş aşamasındaki gelişmelerle ilgili de önemli ipuçları veriyor: "O dönemde kulübün resmi sponsoru Telsim'di. Biz de Hakan Uzan'ı arayarak dernek kurma fikrimizi söyledik. İşin maliyetini sordu. Biz de para istemediğimizi, tek beklentimizin derneğin kurulması olduğunu söyledik. O da kuruluşuna ön ayak olduğu gibi derneği baştan aşağı donattı. O sırada tribünde olan 1907 Gençlik oluşumu da bize katıldı ve ilk alt grubumuz oldu. İlerleyen günlerde Ankara'daki büyümemizi görünce gözlerim doldu. Devamında İzmir, Çorlu, Bursa, Kütahya derken Türkiye'nin her tarafında Genç Fenerbahçeliler'in temsilcilikleri kuruldu."



Gazeteci gözüyle

Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan bir topluluk GFB

GFB, Fenerbahçe'nin tribün açısından ihtiyacı olan bir topluluk. Ancak bu topluluk eğer kulübü kullanır, kulüp de bu topluluğu kullanmaya kalkarsa ki belirli zamanlarda bunlar yaşandı, o zaman kulüp ile seyirci arasında bir kaos yaşanır. Bundan kısa bir zaman önce GFB, yöneticilere küstüğü için tribünlerde suskunluk ve tatsızlık yaşandığı bir gerçek. Ama bazı konular aşılmış ki bugün uyum içersinde takımlarını destekliyor ve tüm seyircinin de öncüsü oluyor.

Engin Verel



Bir GFB'linin anısı

Beşiktaşlılar'ın kaçışları

Tribünler arası barış olmadan yani 95 senesindeki bir maçı anlatacağım. Beşiktaş'la Kadıköy'de oynuyoruz. 3 sene Kadıköy'e gelememişlerdi. O maç geldiler. Biz de Kalamış'ta maça sabahlamıştık. Maç saatine doğru hala ortalarda yoklardı. Bir an da Beşiktaşlılar'ın geldiği haberini aldık. O anda liderlerimizden Sefa Ağabeyimiz ve İbrahim Ağabeyimiz vardı. Kızıltoprak ışıklardan maratona doğru çok kalabalık bir şekilde slogan atarak yürüdük. Maratonun tam önünde karşı karşıya geldik. Ne ilginçtir ki bir dakika bile bizlere direnemeden Söğütlüçeşme istasyonuna doğru, eski açık tribüne doğru kaçmaya başladılar. Biz de peşlerindeydik. Çevik kuvvet geldi. Beşiktaşlılar çevik kuvveti görünce rahatladılar ortaya çıktılar. Bu olayı ömrüm boyunca unutamayacağım.

Mehmet Altunkaynak



Sakarya Tatangalar Grubu Genç Fenerliler için ne düşünüyor?

Bünyelerinde sağlam bir kitle barındırıyorlar
Kuruluş tarihleri çok eski olmamasına rağmen oldukça hızlı büyüyen bir grup Genç Fenerbahçeliler. Gençlere önem vermeleri tribün kültürünün gelişimi açısından çok önemli. Son dönemde stadın büyümesiyle ve tribün olaylarıyla ilgili sorunlar yüzünden bölünmelere uğradılar ama bu onların daha ileriye gitmelerini engellemeyecektir. Kadıköy'de olmaları sayesinde belli bir potansiyelleri hep var. Onlarla iyi ilişkilerimiz var. Zaten gelecek hafta Kadıköy'de oynayacağımız maçta da bir araya geleceğiz.

Yılmaz Şen Tatangalar Grubu Lideri


Devamı gelecek akşama çileyse çile cefaysa cefa bu alemde kral SEFA


Ünlülerin en sevdiği grup

Yurtiçinden ve yurtdışından sarı-lacivert renklere gönül vermiş binlerce taraftarı bünyesine alan Genç Fenerbahçeliler'in milyonlarca kişiyi peşinden sürükleyen ünlü üyeleri de var. Derneğin çatısı altındaki tanınmış isimler bu kadar da değil... 11 milletvekilinin yanısıra bakan ve general çocukları da GFB üyesi..

Kamuoyunda marjinal bir taraftar grubu olarak algılanmasına karşın aslında Genç Fenerbahçeliler, belki de Türkiye'de en çok ünlü ismin üye olduğu taraftar grubu. Kimler yok ki Genç Fenerbahçeli ünlüler arasında... En başta gelenlerinden biri Şafak Sezer. Grup üyeleriyle çok defa omuz omuza çalışan Sezer'le ilgili birçok anı da mevcut. İşte Sefa Reis'in ağzından bu anılardan biri... "Şafak bir gün beni aradı, 'Abi canım sıkılıyor, eve gel, muhabbet edelim' dedi. Biz de Trabzon maçına gidecek 30-40 kişilik ekip onun evine gittik. Kalabalığı görünce şoke oldu. Muhabbet esnasında kardeşlerden biri duvardaki samuray kılıcını 'Abi bana hediye eder misin' diyerek isteyince Şafak kıramadı. Evden ayrılıp Trabzon yoluna 10 otobüsle düştük. Aramalar esnasında o kılıç da bulundu. Ertesi gün manşetlerde o kılıç. Şafak'ta da panik atak var. Aradık. 'Yandın Şafak, çocuk kılıcı senden aldığını söylemiş' dedik. O da panikle kılıcının evden çalındığını polise ihbar etmiş." Yeniden diğer ünlülere dönelim. Genç Fenerbahçeliler'in en fanatik üyelerinden biri kuşkusuz Alişan. Fenerbahçe'de oynadığı dönemde Serhat Akın'la da yakın arkadaş olan Alişan, Genç Fenerbahçeliler'in her organizasyonunda hiçbir maddi karşılık beklemeden seve seve sahneye çıkıyor. Alişan, özel hayatında da grup üyeleriyle sık sık görüşüyor. Alişan'ın yanısıra Doğuş, Emirkan, Çılgın Sedat gibi ünlü şarkıcılar da Genç Fenerbahçe'ye gönül vermiş durumda. Bu isimler de grup üyelerinin düğünlerine hiçbir kar amacı aramaksızın çıkıyorlar. Elbette sanatçı listesi bu isimlerle bitmiyor. 1 Şubat 2002'de yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Kocaelispor maçında Genç Fenerbahçeliler tarafından açılan "Geçmiş olsun Mehmet Ali Erbil" pankartı nedeniyle çok duygulanan Erbil, bu olayın ardından gittiği her yerde, "Ben artık Genç Fenerliyim" diyerek gönlünün gruba kaydığını sık sık açıkça itiraf etti. Sıkı bir Fenerbahçeli olduğunu bildiğimiz İbrahim Tatlıses'in eski hayat arkadaşı Derya Tuna ile oğlu İdo da Genç Fenerbahçeliler'in neferlerinden... Hatta İdo'nun odasının duvarında yazan GFB yazısı grup için gurur vesilesi olmuştu. Sanatçılar arasındaki en ilginç portre ise kuşkusuz Erkan Petekkaya. Şu anda atv'deki Beyaz Gelincik dizisinde boy gösteren ve hasta Beşiktaşlı olan Petekkaya, Genç Fenerbahçeliler'in birçok organizasyonuna katılarak takdir topladı. Gelelim Ankara cephesinden GFB sempatizanlarına... Grubun ismini gizli tutulan 7 Ak Partili, 4 de CHP'li milletvekili üyesi bulunuyor. Bunun yanısıra Ak Parti genel başkan yardımcılarından birinin oğlu, 2 eski bakanın oğlu, avukat, savcı ve hakim çocukları da var. Genelkurmay Başkanlığı'nda üst düzey bir generalin oğlu, çok sayıda rütbeli asker ve çocukları da GFB'ye gönül vermiş. İşte GFB farkı.



Birbirlerine gönülden bağlılar

Genç Fenerbahçeliler, en iyi sevk ve idare edilebilecek topluluklardan biri... Grup bu refleksini, kuruluşundan bu yana geçen 7 yılda edindi.

GENÇ FENERBAHÇELİLER'in iletişim konusunda oldukça hassas bir bünyeye sahip olduğunu biliyoruz. Grubun, şu anda forumlarında 6 dilde yazışılabilen bir internet portalı bulunuyor. Grup üyelerinin iletişimi ve haberleşmesi için en önemli mecra bu site. Gerek Sefa Reis, gerekse diğer koordinatörler, Fenerbahçe'yle ve grupla ilgili tüm gelişmeleri anında üyelerine duyuruyorlar. Türkiye'nin en iyi sevk ve idare edilen taraftar grupları arasında saymak gerekiyor Genç Fenerbahçeliler'i... 2001 yılında dernekleşmiş bir grubun 7 yıl içinde edindiği bu refleksi takdir etmek gerek. Bunun en bariz örneklerini canlarını tehlikeye atarak gittikleri zorlu deplasmanlarda verebiliriz. Türkiye'de hiç kimsenin özellikle Fenerbahçe bayrağıyla ve formasıyla gitmeye cesaret edemeyeceği kentlerde boy göstermek her babayiğidin harcı değil. Grup üyelerinin Sefa Reis'e olan kesin bağlılığı da böyle bir sonucun doğmasını sağladı. Genç Fenerbahçeliler'in bu gözüpek tavrı, yıllar yılı Sarı-Lacivertli formayı başarıyla terletmiş sporcular için de en büyük motivasyon kaynağı oldu. Geçtiğimiz sezon Türkiye Kupası'nda Ali Sami Yen'de oynanan rövanş maçının bitiminde Tuncay'ın "Bir baba hindi" tezahüratını yaptığı grup da Genç Fenerbahçeliler'di. Bunun yanında hemen hemen her Trabzon deplasman maçında da centilmenliği elden bırakmamalarına karşın taş yağmuruna tutulanlar da onlar. Deplasman maçlarında grubun komutanı Sefa hep ordusunun başında yer alıyor. Gidiş ve dönüş yolunda kuruluştan bu yana taşkınlık yapılması "Reis" tarafından yasaklanmış. İçki içmeye kesinlikle izin verimliyor. Grup üyeleri deplasmanlarda asla ve asla sarhoş olma hakkına sahip değil. Bu kuralı da ayrıca kutlamak gerekiyor.



Bir GençFenerli'nin anısı

"Bir baba hindi"yle nasıl coştuk?

"Bir baba hindi" tezahüratı yaklaşık 40 yıldır Fenerbahçe tribünlerinde yankılanmaktadır. O zamanın Fenerbahçe amigosu rahmetli Seha Erge tarafından yazılmış fakat günümüzde daha farklı bir versiyonlar da söylenen bir tezahürat olma özelliğini taşımaktadır. Günümüz de ise bu tezahüratı ben yaptırmaya çalışıyorum. Bu tezahüratı 2000-01 sezonunda Samsun'da Samsunspor'u 3-1 yenerek şampiyon olduğumuz maç sonunda yapmıştık. Geçen sene Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynadığımız Galatasaray maçı sonrası bu tezahüratı yaparak Ali Sami Yen'i inletmiştik. Maçtan sonra Tuncay Şanlı'da bu tezahüratı bulunduğumuz tribünler önüne gelerek bir amigo gibi bizzat kendisi yaptırmıştı. Biz de kendisine Amigo Tuncay diye tezahüratta bulunmuştuk. Daha sonra bu tezahürat diğer takım taraftarları ve futbolcuları tarafından da söylenmeye başlandı. Bu tezahüratı Kadıköy'de Galatasaray'ı 4-0 yendiğimiz maç sonrası kucağıma aldığım bir hindiyle saha ortasına inerek yapmıştım. Bundan da amacımız mizaca biraz görsellik katmaktı. GFB olarak küfürlü tezahürat yerine böyle esprili tezahüratları ön plana çıkararak tribünlerde küfür olayının tamamen bitmesi için çaba sarf ediyoruz. Zaten Sefa Ağabeyimiz de küfürlü tezahürat yapılmasına pek sıcak bakmıyor.

AMİGO YÜCEL


Gazeteci gözüyle

Modern teknolojiyi çok iyi kullanıyorlar

Genç Fenerbahçeliler, diğer taraftar gruplarına göre daha bilinçliler. Modern teknolojinin getirdiği iletişim araçlarını çok iyi kullanıp birbirleriyle iletişim kuruyorlar. Bunun sonucunda da her yerde toplu olarak hareket ediyorlar. Deplasman maçlarında takım kötü sonuç alsa bile, havaalanına kadar gidip kafileyi karşılıyorlar ve moral veriyorlar. Kadıköy'de Şükrü Saracoğlu'nda oynanan maçlarda da bazı kesimlerin olumsuz tezahüratları olabiliyor. Ancak hafta içinde idmanlara gidip yeniden futbolcuların gönlünü alıyorlar. Böylesine güzel girişimler de haliyle takıma çok iyi bir motive oluyor. Yağmurda çamurda hem yurt dışında hem de yurt içindeki tüm deplasmanlara giderek Fenerbahçe'yi yalnız bırakmıyorlar. Sarı-Lacivertli camiada taraftar profili artık çok değişti. Bunu kabul etmek lazım.

EYÜP KARADAYI



ANKARAGÜCÜ GECEKONDU GRUBU GENÇ FENERLİLER için ne düşünüyor?

Örnek bir topluluk

Gecekondu olarak Genç Fenerbahçeliler'le aramız çok iyi. Sefa, Genç Fenerbahçeliler'in herşeyi. Biz onu tanır onu biliriz. Fenerbahçe'yi hiçbir yerde yalnız bırakmıyorlar. Organize olarak takımlarının hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki tüm maçlarına gidiyorlar. Onların bu organizasyonlarını çok beğeniyoruz. İstanbul'a gittiğimiz zaman bizi karşılarlar, onlar geldikleri zaman biz de onlara aynı şekilde davranıyoruz.

TEKİN HUYLU Gecekondu Grubu yöneticisi

Her şey Fenerbahçe için

Tüm Fenerbahçeliler gibi GFB üyelerinin de hazmedemedikleri tek şey kulüplerine zarar gelmesi... Bu konuda yapılan her türlü organizasyonda onlar hep en ön safta....

FENERBAHÇE'nin Haluk Ulusoy'un Futbol Federasyonu Başkanı olduğu 1990'lı yıllardan bu yana sistemle sorunu olduğu herkesin malumu. Haluk Ulusoy'un Fener'i hedef alan icraatlarını onaylamayan Fenerbahçeliler, birçok kez Futbol Federasyonu ve yönetimi aleyhinde kampanyalar yürütmüşlerdir. Fenerbahçe'yi diğer rakiplerinden ayıran en önemli unsur, camiasının ve taraftarlarının kulübünü daha çok sahiplenmesidir. Galatasaraylı ya da Beşiktaşlı taraftarlar kulüplerinin menfaatlerinin korunması görevini yönetimlerine havala ederken bu Fenerbahçe'de tam tersidir. Fenerbahçeli taraftar, takımı yenildiğinde herkesten daha fazla üzülür, kazandığında ise sevinci tarif edilemez. Kulübünün hakkının yendiğine inanırsa canını seve seve vereceği Fenerbahçe'si için en ön safta yer almaya çalışır. Aziz Yıldırım'ın başkanlığa seçildiği 1998 yılından itibaren Haluk Ulusoy yönetiminin Fenerbahçe'ye bugün de devam eden "tavır" için müteaddit defalar protesto yürüyüşleri yapılmış, birçok kez Şükrü Saracoğlu Stadı'nda tepki hareketlerinde bulunulmuştur. Peki Genç Fenerbahçeliler, bütün bu aksiyonların neresindedir? Cevabınızı duyar gibiyiz... En önde. Fenerbahçe'nin "âli" menfaatleri sözkonusu olduğunda Genç Fenerbahçeliler, gereken her türlü faaliyetin içindedir. Bu konuda grubun eşsiz organizasyon yeteneği de devreye girer. Kısa sürede haberleşmeler yapılır. Hatta diğer kardeş gruplar da haberdar edilir ve tek vücut olarak meydanlara çıkılır. Fenerbahçe'nin tamamen doğaçlama bir şekilde sürdürdükleri bu "sivil toplum hareketi", örneğin Trabzon gibi kentlerde tüm mülki erkanın çağrıları sayesinde yapılabilmektedir. Sarı-Lacivertli kulüp aleyhine yaptığı yayınlarla dikkat çeken bir televizyoncunun da itiraf etmek zorunda kaldığı gibi, "Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına müthiş bir şekilde bağlılar. Bu konudaki ortaya koydukları dayanışmalarını takdir etmek gerekiyor."


Almanlar bile GFB'ye hayran

Fenerbahçe tribünlerinde yaptığı şovlarla her maçı şölen haline getiren Genç Fenerliler, Avrupa'nın da dikkatini çekiyor. Alman Erlebnis Fussball dergisi Fenerbahçeli taraftarları tanıttığı araştırmada en geniş yeri GFB'ye ayırdı.

GENÇ Fenerbahçeliler'in taraftar grupları arasındaki yeri Türkiye'de garip bir şekilde tartışılıyor ama Avrupa'nın önde gelen ülkelerinde grubun çalışmaları yakından izleniyor. Almanya'da yayınlanan ve taraftarlık kültürüyle ilgili araştırmalara yer veren "Erlebnis Fussball" dergisi 2006 yılının Aralık ayındaki sayısında Fenerbahçeli taraftarlar için yapılan araştırmada en geniş yeri Genç Fenerbahçeliler'e ayırdı. Derginin 6 sayfalık araştırmasında Genç Fenerbahçeliler'in Türkiye'nin en ateşli taraftar topluluğu olduğuna vurgu yapılırken, yapılan şovlar da ayrıntılarıyla anlatıldı. Sefa Reis'le Amigo Yücel'in Genç Fenerbahçeliler'in liderliğini üstlendiği ifade edilirken, Şükrü Saracoğlu Stadı'nın taraftar grupları sayesinde rakipler için "gerçek bir cehennem" haline geldiğinin altı çizildi. Erlebnis Fussball dergisi, Fenerbahçe'nin son yıllarda kaydettiği büyük gelişmeye paralel bir şekilde taraftarların da inanılmaz bir ivme kazandığını belirtti. Araştırmada, Sarı-Lacivertliler'in sevenleriyle en iyi bütünleşen kulüp olduğu dile getirilirken, Genç Fenerbahçeliler'in takıma iç sahada olduğu kadar deplasmanlarda verdiği destekle de dikkatleri topladığı anlatıldı. Derginin GFB için ayırdığı bölümlerden birinde grubun "tribün terörü"yle ilgili yapılan kovuşturmalarda zaman zaman gündeme geldiğinin altı çizilirken, suçlamaların henüz ispatlanamadığı da vurgulandı. Dergi 3 Büyükler'in en büyük taraftar grupları olarak Galatasaray'dan ultrAslan'ı, Beşiktaş'tan Çarşı'yı gösterirken, Fenerbahçe için de Genç Fenerbahçeliler'in ismini duyurdu. Genç Fenerbahçeliler'in 3 bin veya 5 bin civarında üyesi olduğunun altı çizilirken, grubun özellikle hazırladığı esprili pankartlarla rakip takımların tepkisini topladığı hatırlatıldı. F.Bahçe tribünlerinden çekilmiş birçok fotoğrafa da yer veren dergi, Galatasaray'dan ultrAslan'ı hedef alan karikatürist ve ressam Mehmet Duru tarafından çizilmiş dev pankartları yayınladı. Sözkonusu yazıda ayrıca Fenerbahçe'nin diğer taraftar gruplarından "Kill For You", "Cefakar Kanaryalar", "1907 ÜNİFEB" grupları da tanıtılırken, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda tribünlerde maç izleyen grupların birbirleriyle dayanışma içinde olduğu anlatıldı.



Gözaltına aldılar, GFB daha da büyüdü

6 Kasım'da Galatasaray'ı tarihi bir farkla yendiğimiz maçın hemen 2 gün sonrasında maçtan önce çıkan olaylarla hiçbir alakamız olmadığımız halde o saatlerde tribünde olduğumuz halde Genç Fenerbahçeliler Derneği'ne operasyon yapıldı. İçimizde kongre üyesi de olan birçok arkadaşımızla beraber 35 kişi gözaltına alındık. Ama şubede kaldığımız 4 gün boyunca birbirimize daha çok kenetlendik. Ne ilginçtir ki tutanaklarda hangi sebeple gözaltına alındığımız yazılmamasına rağmen basında çıkan gerçek dışı haberler bizi derinden üzmüştü. Bizler için şubeye gelip manevi desteğini esirgemeyen birçok Fenerbahçeli işadamı olmuştu. Mahkemeye savcıya çıktığımızda savcı benim avukatımı dışarı cıkardı "Oğlum neden böyle holiganlık yapıyorsunuz?" diye sorduğunda ben de bizim hiçbir suçumuzun olmadığını belirttim. O da bana hikaye anlatma diyerek esprili bir yaklaşımda bulundu. Kendi oğlunun da GFB üyesi olduğunu söyleyince o an şaşırdım. Serbest kalıp dışarı çıktığımızda İbrahim arkadaşıma Genç Fenerbahçe'nin çok büyüyeceğini söyledim ve o da şaşırdı ve nedenini sordu. Çünkü haksız yere gözaltına alındığımızı, Türk insanının mağduru sevdiğini, bu ülkenin başbakanın bile ceza evindeyken çıktıktan sonra başbakan olduğu örneğini gösterdim. O yattığımız 4 gün GFB'nin büyümesinin en büyük sebeplerinden biridir.

SEFA REİS



Tek tip sarı giyimin öncüleri

Alt gruplar - 1907 GENÇLİK.

Genç Fenerbahçeliler'in ilk alt grubu olan 1907 Gençlik, 7 yıldır Fenerbahçe'nin peşinden koşmayı sürdürüyor. İç saha, deplasman, basketbol, voleybol, saha ve branş ayrımı yapmadan takımını desteklemeye sürdüren grup, Fenerbahçe tribünlerindeki "tek tip sarı" giyinme döneminin öncülerinden biri olarak dikkat çekti. İlk senesini Migros tribününün eski maraton tarafından geçiren grup, 2. sezonda maraton tribününe geçti. Tribünün yıkılmasının ardından Telsim tribün üst katında deplasman taraftarlarına yakın köşeye yerleşen grup, bu bölgedeki faaliyetleriyle dikkat çekti. Üye sayısı sürekli artan grup, yazılı ve görsel medyada da eskisinden çok daha fazla yer bulmaya başladı. Son dönemde ise Migros alt bölümdeki yerini alan 1907 Gençlik, 10 farklı ürün çeşidiyle Fenerbahçe tribünündeki en kaliteli ürün yapan gruplardan biri olmayı sürdürüyor.



Ekşi sözlük'ten Genç Fenerliler yorumları

Genç Fenerliler'in küfürbaz oldukları doğru değildir, fenerbahçe stadı'nda küfrün büyük ölçüde azaltılması onların sayesinde olmuştur. maraton alt tribündekiler kendi futbolcularına küfür ederken, maraton üst'ün bir kısmı başka takımlara küfür etmeyi pek severken, onlar bu küfürleri sustururlar. staddaki tüm tezahüratı organize eder, tribünleri yönetirler.

Ottoman Vampire

Süper insanlardır. bu sabah (20 Haziran 2006) 34 ze 3136 plakalı araçla Boğaziçi Köprüsü'ne gelip, Galatasaray bayrağını bağlantı yerlerinden keserek denize atmışlar.


Unutma... Unutturma...

Genç Fenerbahçeliler'in hayatını kaybeden üyeler yürekleri yaktı. Özcan Tekir, Mahmut, Necati ve Sezgin'in acıları hala ilk günkü gibi taze. Ancak dernek her yıl vefat yıldönümlerinde kardeşlerini hatırlamak için törenler düzenliyor..

Genç Fenerbahçeliler, 7 yıla yaklaşan kısa tarihinde tarifi imkansız acılar da yaşadı. 4 Genç Fenerbahçeli bu süreçte aramızdan ayrılarak geride gözü yaşlı arkadaşlar bıraktı. İlk büyük şok 7 Şubat 2004'te Elazığspor maçına gidilirken meydana gelen kazada yaşandı. Özcan Tekir genç yaşında aramızdan ayrıldı. Cenaze törenine F.Bahçe Yönetimi dahil binlerce kişi katıldı. İkinci kötü haber 2004-2005 sezonu şampiyonluk kutlamalarından geldi. Genç Fenerliler'in Mahmut Mercan adlı kardeşleri, Bağdat Caddesi'nde haince bir saldırı sonucunda ağır yaralandı. 1 haftalık yoğun bakım sürecinden sonra Mahmut da kurtarılamadı. Geçen yaz bir büyük şok daha yaşandı. Derneğin kurucu üyelerinden Necati yıllarını verdiği Fenerbahçe tribünlerine yakalandığı amansız hastalık nedeniyle veda etmek zorunda kaldı. 4 ay 9 gün süren yaşam mücadelesini kazanamayan Necati ile diğer kayıpların yokluğu bugün bile fazlasıyla hissediliyor. Bu arada Sezgin'den de bahsetmek gerekiyor. O da gidişiyle yürekleri yıkan bir Genç Fenerbahçeli. Sarı-Lacivertli takıma gönül veren milyonlarca Fenerbahçeli her yıl aralarından ayrılan arkadaşlarının ruhunu şad etmek için kabirleri başında toplanıyor.


Bir Genç Fenerli'nin vasiyeti

Fenerbahçe yine kızdım sana, kalbimde acı




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 4 ziyaretçi (31 klik) kişi burdaydı!
eXTReMe Tracker
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=